Zeytin Kokulu Yollar:Ayvalık'ın bisikletle anlatılan hikayesi-Zeki Yıldırım
- Zeytin Hasadi Dergisi
- 22 Ağu 2025
- 3 dakikada okunur
Ayvalık’ın rüzgârında eski günlerin fısıltısı da vardır. Zeytin ağaçları, köklerinde yüzyılların hikâyelerini saklayan sessiz bekçiler gibidirler. Kim bilir kimlerin dokunuşlarını, kimlerin dualarını taşıyorlardır dallarında? Girit, Midilli, Selanik mübadillerinin bıraktıkları kökler, yerlerinden sökülen hayatları sanki kaderin devamıymış gibi bu topraklara uzatmıştır. Ayvalık, hep beklemiş, hep korumuştu göç edenlerin hikâyesini. Her bir zeytin ağacı, büyük bir hikâyenin sadece bir parçasıdır...
Günün ilk ışıklarıyla birlikte Ayvalık’ın taş sokaklarına ve zeytin ağaçlarının yapraklarına ince bir ışık huzmesi vurur. Hayata atılmadan önceki son sınıflarını okuyan üç üniversiteli genç, Ayla, Zeynep ve Göksel, sessiz ve neşeli bir telaşla bisikletlerini hazırlarlar ve zeytin hasadı için yola koyulurlar. İlk pedal sesi, ağaçların yapraklarından yankılanır. Sanki yolların sesi ağaçların kadim fısıltılarıyla birleşir. Zeytinlerin yıllar boyunca biriktirdiği hatıralar, köklerinden çok daha derinlerine işlemiş gibidir.
Zeytin ağaçlarının gölgesinde, Ayvalık’ın kalbine doğru pedal çevirmeye başlarlar. Rüzgâr yüzlerine hafif bir serinlik getirirken, bisikletlerinin sesi aralarındaki sessiz bir fısıltıya dönüşüyordu; her pedal çevirişlerinde zeytin ağaçlarının ruhu, o eski toprakların derin sesleri gibi yankılanıyordu. Ancak, daha ilk birkaç dakika içinde yolların tehlikesi kendini göstermeye başladığı için çok geçmeden, bu güzel sürüşün içerisinde onları bekleyen zorluk kendini gösterir; Göksel’in tekeri mazgal kenarındaki derin yarığa girince, bir anda ciddi tehlike atlatır; yollar sanki gençleri uyarıyordur.
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Ayvalık’tan geçtiği 2022 yılında, bu prestijli etkinlik için yollar özenle yeniden düzenlenmiş, dünyanın dört bir yanındaki seyirciler Ayvalık’ın güzelliklerini izleme fırsatı bulmuştu. Ancak yarışın ardından, yollar eskiye dönmüş; çukurlar, tehlikeli mazgallar ve yamalar bisiklet sürücüler için yeni bir risk oluşturur hale gelmişti.
Üç arkadaş, bisiklet sürmenin sadece bir ulaşım değil, Ayvalık’ın ruhunu yaşatan bir deneyim olduğunu biliyorlardı. Göksel, yolların, onları zorlasa da Ayvalık’ın gerçek kimliğini hissettirdiğini düşünerek, “Bu yollar da bizim gibi kök salmış buralara ama zeytinyağı gibi biraz ilgiye ihtiyaç duyuyorlar,” dedi. Göksel de ona katılarak, “Belki de bu yolların her çukurunda, her tümseği, her yol mazgalında zeytinlerin bize hissettirdiği aynı sabrı bulmalıyız,” diye ekledi.
Bir anlık bir sessizlik oldu; zeytin ağaçlarının arasında yankılanan ruble sesi, ağaçların kalp atışlarıyla birleşiyor gibiydi. Ayla, Zeynep ve Göksel pedal çevirirken, bu şehrin onlara sunduğu ayrıcalığı hissettiler. Ayvalık’ta doğmak, burada yaşamak, yalnızca bir şehrin sakini olmak değil; zeytin ağaçlarının gölgesinde, denizin tuzlu havasında bu toprakların kadim bir parçası haline gelmekti. Zeytinler, kökleriyle onları da içine almış, bir bütün yapmıştı.
Zeytin, Ayvalık’ta yalnızca bir ağaç değil; bir kültürdü, bir sembol, bir yaşam kaynağıydı. Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara, ülkenin ekonomisine kattığı değeri düşündüler. Zeytinyağı, yalnızca sofralara tat katmıyordu; Ayvalık’ın, hatta tüm Türkiye’nin kalbinde, insanların yaşamında bir yer tutuyordu.
Ve bisiklet üzerinde sohbete başlar üç kafadar; Ayvalık zeytinyağının kıymetini gururla anlatan Zeynep, “Burası yalnızca bir üretim yeri değil; bir kültür, bir geçmiş mirası. Ayvalık zeytinyağı, yalnızca bir tat değil; bir yaşam biçimi, bir değer,” diyordu. Ayla ise saygıyla başını sallayarak, Zeytinler, burada bir sanat eserine dönüşüyordu; onları değerli kılan yalnızca doğallıkları değil, bu toprakların tarihini, kültürünü ve dünyaya sunduğu katkıyı yansıtmalarıydı, der.
Göksel, Ayvalık zeytinyağının dünya çapında tanınması gerektiğini belirtti. “Sadece yerel pazarda değil, Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu’da kalite ve özgünlüğün simgesi olabiliriz. Coğrafi işaretle korunan Ayvalık zeytinyağı, prestijli bir kimliğe bürünmeli. İspanya dünya pazarının yarısını elinde tutarken, bizim de zeytin ve zeytinyağı üretiminde hak ettiğimiz yeri almamız çok önemli,” diye ekledi.
Zeynep, zeytinyağı aynı zamanda sağlıklı bir yaşamın parçası diyerek sohbeti koyulaştırdı. Göksel de aynı düşünceyi paylaşarak ekledi: “Sadece üretimde değil, sürdürülebilirlik anlayışında da öncü olmalıyız. Çevre dostu ambalajlarla, doğaya olan borcumuzu ödemeliyiz.” Ayvalık zeytinyağı, her şişesinde yalnızca lezzet değil, doğayla uyum içinde bir yaşam biçimi tasarımı sunmalıydı.
Zeytin hasat turları ve tadım etkinliklerinin turistlerin ilgisini artırabileceğini vurgulayan Zeynep, “Zeytinyağının hikâyesi sadece sofralarda değil, kalplerde de yer etmeli,” diye sohbeti derinleştirdi. Zeytin ağaçlarının gölgesinde ilerlerken üç arkadaş, Ayvalık’ın ruhunu dinler gibi hissettiler.
Taş evlerin arasından geçerken, Ayla başını kaldırıp pencerelere baktı; çocukken bu sokaklarda oyun oynarken, annesi ve büyükannesinin seslenişleri yankılanırdı o pencerelerde. Şimdi ise o taş evler, geçmişin hatıralarını saklayan sessiz tanıklar gibi dimdik duruyordu. “Bu evler, bizden önce burada olanların anısını saklıyor,” dedi Göksel. Zeytin ağaçlarının toprağa kök salışı gibi, onlar da geçmişle şimdi arasında ince bir bağ kurmanın huzurunu hissettiler.
Bisiklet de o zeytin ağaçları gibidir; bizi köklere bağlar, bizi yola koyar, hem ait hissettirir hem de özgür bırakır.” “Hepimiz yoldayız; bazılarımız kökleri peşinde, bazılarımız ise yeni yollar bulmaya çalışıyor. Zeytin ağacının kök salışı gibi biz de bu topraklarda yolumuzu buluyoruz. Bu yolculuk, geçmişimizi kucaklamak, geleceğe köprü olmaktır.” Bu yüzden yola çıkarken amacınızı netleştirin; yolculuğu sevdiğinizde, onun ne kadar süreceği önemini yitirir.
NOT
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu: 2022 yılında bu prestijli turun beşinci etabı Ayvalık’ta gerçekleşmişti. 190 ülkede 14 saat canlı, 260 saate varan özet yayınlarla 681 milyon haneye Türkiye’nin güzelliklerini ve misafirperverliğini gösteren, Ayvalık’ın turizm pastasından daha fazla yararlanmasına katkıda bulunan 60. yıla merdiven dayamış çok önemli bu organizasyon olmuştur.
-----------------------------------------------------------------










Yorumlar